T.C. Yerköy Belediye Başkanlığı
 
  :::::: YERKÖY İLÇESİ SÜT SIĞIRI YETİŞTİRCİLİĞİ İÇİN ÖNERİLER
 

 

Doç.Dr. Mehmet KURAN   Arş.Gör.Ercan SOYDAN     Emre ŞİRİN

Ondokuzmayıs Ün. Ziraat Fakültesi, Zootekni Bölümü-Samsun

  1. Giriş

Tarımsal üretimin bir kolu olan hayvancılık, ülkemizde ekonomik gelişmeyi destekleyici bir etkiye sahip olması nedeniyle stratejik önem taşımaktadır. Gıda sanayi, dokuma ve yem sanayi gibi ülke ekonomisinde önemli paya sahip sanayi kollarının hammadde ihtiyacı tarımdan karşılanmaktadır. Hayvancılık sadece ekonomik açıdan değil, aynı zamanda beslenme açısından da önem taşımaktadır. Özellikle genç nüfusun beslenmesindeki önemi herkes tarafından bilinmektedir. Bu nedenle halkımızın dengeli bir şekilde beslenmesini sağlamak amacıyla artan ülke nüfusuna paralel olarak hayvansal ürün miktar ve kalitesinin artırılması gerekmektedir. Ayrıca, hayvancılık kırsal kesimden kente göçü önlemede ve istihdam sağlamada da önemli bir role sahiptir.

Bu tebliğde Yozgat ili Yerköy ilçesi büyükbaş hayvancılığının mevcut durumu incelenerek yetiştiricilik konusunda bazı önerilerde bulunulmuştur.

2. Mevcut Hayvan Varlığı ve Hayvansal Üretim Durumu

Bölgede gerek hayvansal gerekse bitkisel üretim açısından geleneksel üretim şekli uygulanmaktadır. Ekolojik koşulları ve doğal yapısı bakımından ilçenin hayvancılığa elverişli bir durumda olduğu söylenebilir. Yozgat ili 173.489 adet büyükbaş hayvan varlığı ile ülke büyükbaş hayvan varlığının %1.76’sını oluştururken İç Anadolu bölgesindeki büyükbaş hayvan varlığının ise %10.96’sını oluşturmaktadır. Yozgat ilinin, büyükbaş hayvan varlığı bakımından ülke ve İç Anadolu Bölgesi içindeki payı Tablo 1 ve Tablo 2’de verilmiştir.

Tablo 1.  Türkiye ve İç Anadolu Bölgesi Büyükbaş Hayvan Varlığı (baş, Anonymous, 2002)

 

 

Hayvanlar

 

Türkiye (T)

İç Anadolu Bölgesi (İB)

 

Yozgat İli (Y)

Yozgat İlinin Durumu (%)

 

İB/T(%)

Y/İB

Y/T

SIĞIR

  Kültür

  Kültür melezi

  Yerli

DANA

  Kültür

  Kültür melezi

  Yerli

MANDA

9 803 498

1 052 224

2 491 528

2 108 202

 

807 562

1 866 021

1 477 961

121 077

1 669 090

216 839

418 128

219 020

 

186 549

392 794

235 760

17 460

16.13

18.37

15.84

10.10

 

21.14

20.23

15.74

14.42

173 489

15 676

45 907

43 847

 

9 207

25 823

33 029

3 058

10.96

8.10

11.63

20.58

 

5.39

6.83

14.19

17.51

1.76

1.48

1.84

2.07

 

1.14

1.38

2.23

2.52

 

Tablo 2. İç Anadolu Bölgesi İllere Göre Büyükbaş Havyan Varlığı (baş, Anonymous, 2002)

 

 

İller

Sığır

 

Manda

Toplam

Kültür

Kültür melezi

Yerli

Ankara

222 743

35 648

84 043

103 052

870

Çankırı

94 583

8 271

52 068

34 244

1 720

Eskişehir

95 911

34 178

46 540

15 193

316

Kayseri

171 953

60 609

85 859

25 485

3 596

Kırşehir

54 194

8 306

29 200

16 688

196

Konya

370 546

119 940

150 063

46 349

731

Nevşehir

42 289

10 678

26 069

5 542

-

Niğde

51 775

19 252

22 531

9 992

47

Sivas

319 878

36 031

186 915

96 932

5 848

Yozgat

173 489

24 883

71 717

76 876

3 058

Aksaray

71 197

33 205

30 337

7 655

804

Karaman

15 665

6 117

8 198

1 350

-

Kırıkkale

39 276

6 270

17 639

15 367

274

Toplam

1 723 499

403 388

811 192

454 725

17 460

Yozgat ilindeki hayvan varlığı bakımından son on yıllık rakamlar dikkate alınarak bir değerlendirme yapıldığında, kültür ırkı ve yerli hayvan sayısı giderek azalırken kültür ırkı melezlerinin sayısında artış olmuştur. Bugün Yozgat ili hayvan varlığının büyük kısmı kültür ırkı melezleri ve yerli hayvanlardan oluşmaktadır. Sığır ırklarının yapısı incelendiğinde ise Yozgat ili genelinde büyükbaş ve küçükbaş hayvanlardan toplam 114.501 ton süt elde edilmektedir. Üretilen sütün %95’i sığırlardan %1’i mandalardan elde edilmektedir. 

Yozgat ilinin ülkemiz süt üretimi içerisindeki payı %1.36 iken İç Anadolu Bölgesindeki payı %8.41 dir. Tablo 3 ve Tablo 4 de Yozgat ilinde büyükbaş hayvanlardan elde edilen ürünler ve bu ürünlerin ülke ve İç Anadolu bölgesi içindeki payı verilmiştir.

Yozgat ili genelinde et üretimi 2389 ton olup bunun %80’i sığırlardan karşılanmaktadır. Türkiye de üretilen et üretimi içindeki payı %0.56’dır. İç Anadolu Bölgesi et üretiminin %2.7’si Yozgat’tan karşılanmaktadır.

 

Tablo 3. Türkiye ve İç Anadolu Bölgesi’nde Büyükbaş Hayvanlardan Elde Edilen Ürünler

(Anonymous, 2002)

 

Ürünler

 

Türkiye (T)

İç Anadolu Bölgesi (İB)

 

Yozgat İli (Y)

Yozgat İlinin Durumu

 

İB/T(%)

Y/İB

Y/T

SÜT (ton)

  İnek sütü

  Manda sütü

8 408 566

7 490 633

50 925

1 360 939

1 255 055

7 817

16.18

16.75

15.35

114 501

108 428

1 373

8.41

8.63

17.56

1.36

1.44

2.69

ET (ton)

  Sığır eti

  Manda eti

420 597

327 630

1 630

88 032

73 033

191

20.93

22.29

11.71

2 389

1 883

17

2.71

2.57

8.90

0.56

0.57

1.04

DERİ (adet)

  Sığır derisi

  Manda derisi

6 987 373

1 921 185

11 121

1 160 025

383 736

1 129

16.60

19.97

10.15

36 269

11 677

86

3.12

3.04

7.61

0.51

0.60

0.77

Tablo 4. İç Anadolu Bölgesi İllere Göre Büyükbaş Hayvanlardan Elde Edilen Ürünler (Anonymous, 2002)

 

İLLER

SÜT (ton)

ET (ton)

DERİ (adet)

İnek

Manda

Sığır

Manda

Sığır

Manda

Ankara

121 086

302

12 165

25

70 298

146

Çankırı

46 222

618

2 992

87

15 348

526

Eskişehir

73 250

165

3 991

12

23 279

83

Kayseri

122 881

1 352

9 684

21

56 983

133

Kırşehir

38 279

71

1 625

-

9 622

-

Konya

284 408

548

29 086

6

131 238

49

Nevşehir

38 008

-

1 861

-

10 602

-

Niğde

32 462

23

712

-

4 223

-

Sivas

303 047

3 014

3 589

23

19 931

106

Yozgat

108 428

1 373

1 883

17

11 677

86

Aksaray

52 156

603

2 675

-

13 773

-

Karaman

16 109

-

2 219

-

13 792

-

Kırıkkale

18 719

129

555

-

2 970

-

Toplam

1 255 055

8 198

73 037

191

383 736

1 129

 

Yerköy ilçesinde toplam nüfusun %70’i tarımla uğraşmaktadır. İlçe gerek çayır mera, gerekse iklim bakımından büyükbaş hayvan yetiştiriciliği için uygun olmasına rağmen geleneksel yöntemlere dayalı yetiştiricilik yapıldığından hayvancılık istenilen düzeyde gelişememiştir. İlçede entansif anlamda üretim yapan 49 adet işletme mevcut olup bunlardan 6 adedi süt, 43 adedi ise besi işletmesidir. Bu durum ilçede besi sığırcılığının hakim olduğunu açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Ekstansif olarak ise 1500’ü aşkın işletmenin varlığı bilinmektedir. Ancak söz konusu işletmeler küçük ölçekli aile işletmeleri olup modern üretimden uzaktır.

3. Sonuç ve Öneriler

            *Süt sığırcılığı çeşitli nedenlerle yeterli düzeyde geliştirilememiştir. Süt fiyatlarındaki belirsizlik, süt toplamadaki zorluklar ve organizasyon yetersizliği, yem bitkileri ekilişinin yetersizliği, özellikle yaz aylarında sütün üreticilerce kendi ihtiyaçlarına yönelik değerlendirilmesi sonucu süt işleyen tesislerin her zaman düzenli miktarda girdi bulamaması gibi nedenlerle süt sığırcılığı yeterince gelişememiştir.

            * Besi materyali olarak değerlendirilen hayvanların çoğunluğu yerli ırk ve gelişmesini tamamlamış yaşlı hayvanlardan oluşmaktadır. Besicilik çoğunlukla geleneksel ahır besiciliği şeklinde yapılmaktadır. Ekonomik problemler, girdi materyalinin hızla yükselmesi ve hayvansal ürün fiyatlarının düşük fiyatlarda kalması nedenleri ile işletmeler damızlık hayvanlarını zaman zaman kesime göndermekte ve bu durumdan damızlık hayvan yetiştiriciliği olumsuz etkilenmektedir. Yerli ırklarımızın ıslah edilerek, melezleme çalışmalarına hız verilmelidir. İhtiyaç duyulması halinde damızlık hayvan alımı yapılmalı ve uygun fiyatlarla yetiştiricilere dağıtılmalıdır.

            * Sistematik ve etkin bir tarım politikasının uygulanamaması, hayvansal ürünlerin pazarlanmasında önemli problemlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Hayvancılık işletmelerinin çoğunluğunun küçük ve dağınık olması, üreticiler arasında örgütlenmenin yetersiz olmasından dolayı üretici elindeki malı serbest piyasaya maliyetinin altında satmak zorunda kalmaktadır. Üretilen ürünlerin pazarlanmasında kooperatifler önemli rol oynamaktadırlar. Hayvansal ürünlerden olan sütün pazarlanması kimyasal yapısı nedeniyle büyük önem taşımaktadır. Süt alımının yapıldığı yerlerde soğutma üniteleri kurulmalı ve ürünlerin burada korunması sağlanmalıdır. Tarıma dayalı sanayinin yetersizliği nedeniyle, hammaddeler ürüne işlenememekte ve bu nedenle katma değer kaybı olmaktadır. Üretilen ürün miktarına paralel olarak, iç piyasalarda tüketimin aynı oranda artmaması, dış satım sorunları ve yeni pazarların bulunamaması, özellikle kısa zamanda bozulma özelliğine sahip ürünlerde ani fiyat düşmesine yol açmaktadır. Depolama imkanlarının olmaması nedeniyle üreticiler ürünlerini doğrudan pazara arz etmektedirler. Bu durum çoğu zaman ürünlerini maliyetinin altına satmalarına yol açmaktadır. Bu yüzden ürün muhafazası için silo ve depo yapının teşvik edilmesi gerekmektedir.

            * İşletmelerin küçük olması, hayvancılığın ikinci bir gelir kaynağı olarak düşünülmesi gibi nedenlerle özellikle koruyucu tedbirlere gereken önemin verilmemesi, canlı hayvan ve hayvansal ürün kaybına yol açmaktadır. İşletmelerin optimum ekonomik büyüklükte olmaması, hayvancılıkta modern tekniklerin kullanılmasını sınırlamaktadır. Modern tekniklerle donatılmış çok az sayıda ahır vardır. Barınakların çoğu havalandırma, ışık v.b. sistemlerden yoksundurlar. Modern kapalı ahırlar ile birlikte, açık sistem ahırların yapımı teşvik edilmeli ve ilgili kuruluşlarca desteklenmelidir. Hayvansal ürün üretimini artırarak, toplumun hayvansal protein bakımında dengeli ve yeteli beslenebilmesini sağlamak amacıyla hayvan hastalık ve zararlılarıyla mücadelede gerekli özen gösterilmelidir. Salgın hastalıklara karşı, kararlı bir şekilde mücadele yapılmalıdır. Hayvan giriş ve çıkışları kontrol altına alınmalıdır. 

* Tarım sektöründe çalışan nüfus oranı %70 olup, sığır besisi, süt sığırcılığı yapan işletmeler bulunmaktadır. Bu işletmeler dışında yapılan hayvansal üretimin önemli bölümü küçük ölçekli (işletme büyüklüğü ortalama 25 dekardır) ve geleneksel işletmelerde gerçekleştirilmektedir. İşletme ölçeğinin küçük olması, hayvan başına alınan verimin, dolayısı ile hayvansal üretimin az olmasına yol açmaktadır. İlde polikültür bir işletme yapısı vardır. Hayvancılık yan bir gelir kaynağı olarak düşünülmektedir. İşletmelerin çoğu sadece yetiştiricinin kendi ihtiyacını karşılamaya yöneliktir. Hayvancılık yaygınlaştırılarak, yetiştiricilerin bu sektörden daha fazla kazanç elde etmeleri sağlanabilir.

*Tarım-sanayi entegrasyonu yeterli düzeyde kurulamamıştır. Tarım sektöründe düzenli bir kayıt sistemi ve veri tabanı oluşturulamamıştır. Bu nedenle değerlendirmeler ve planlamalar tartışılan istatistiki rakamlar üzerinden yapılmaktadır. Ürün deseninin oluşumu sağlanamamıştır. Ürün planlaması yapılamamaktadır. Tarım teknikleri yetersizdir. Sanayileşme, kentleşme, kamu yatırımları gibi sebeplerle tarım alanları amaç dışı kullanılmaktadır. Toprağı, sermayeyi, girdiyi rasyonel kullanan optimum nitelikli işletmeler yaygınlaştırılmalıdır.

*Hayvancılığın gelişmesinde en önemli engel ucuz, yeterli miktar ve kalitede yemin sağlanamamasıdır. Bitkisel üretimi destekleme ile hayvansal üretimi destekleme arasında bir denge kurulmalı, hayvancılık işletmelerine ucuz ve yeterli miktar ve kalitede yem girdisi sağlanmalıdır. Yüksek yem maliyetleri hayvancılığın önemli bir sorunudur. Bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak için yetiştirici gelirleri istikrarlı tutulmalıdır. Üretimi artırmaya yönelik çabalar tüketimi özendirecek programlarla desteklenmelidir. Karma yem sektörünün hammadde ihtiyacının karşılanabilmesi ve hammadde ithalatının azaltılması için mısır, soya, kolza, ayçiçeği gibi diğer yağlı tohumların üretimi teşvik edilmelidir. Aşırı otlatma erozyon gibi nedenlerle verimlerini kaybeden meralar ıslah edilmeli ve çıkarılan mera kanunu titizlikle uygulanmalıdır. Silajlık yem bitkileri ekim alanları yaygınlaştırılmalı ve ikinci ürün olarak silajlık mısır ekimi teşvik edilmelidir. Son yıllarda Tarım Bakanlığı tarafından uygulamaya konulan, yem bitkileri ekimine verilen teşvik artarak devam etmelidir. Hayvansal üretimde maliyeti düşürmenin en etkin yolu bol kaliteli ve ucuz yem temininin sağlanmasıdır.

*Kültür ırkı sığır sayısı, yerli sığır sayısından azdır. Sığır varlığının çoğunluğunu yerli sığır ırkları ve kültür ırkı melezleri oluşturmaktadır. Islah çalışmalarının başarılı olması için yüksek verimli, yöre koşullarına adaptasyon kabiliyeti iyi genotiplerin seçilmesi gerekir. Suni tohumlama çalışmaları yaygınlaştırılmalı, personel, alet ve ekipman eksiklikleri giderilmelidir. Suni tohumlama faaliyetlerinin yapılamadığı köylere sözleşmeli boğa verilerek tabii tohumlama yaygınlaştırılmalıdır. Kurulacak damızlık nüve işletmelerden yetiştiricilerin damızlık hayvan ihtiyacı karşılanabilir. Kamu ve özel sektör tarafından kurulan veya kurulmuş olan işletmelerde düzenli olarak kayıt tutulmalıdır.

            Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğinin kurulması ile damızlık hayvan temini ve pazarlama sorunları çözülecek yetiştiriciler suni tohumlama ve diğer sağlık hizmetlerinden daha kolay faydalanabilecek, bakanlık veya ilgili diğer kurumlar aracılığı ile yeni bilgi ve teknolojilere daha kolay ulaşma imkanına sahip olacaklardır. Böylece, yetiştiriciler arasındaki sosyal dayanışma güçlenecektir.

            *Hayvancılığa dayalı sanayi, hayvansal ürünler için devamlı güvenli bir pazar oluşturmakta ve üretim sektörünün lokomotifi olmaktadır. İlde, hayvancılığa dayalı sanayi işletmeleri yeterli bir ekonomik güce ulaşabilmiş değildir. Hayvansal üretimin gelişmesine imkan sağlayacak sanayi işletmelerinin yeterli olmaması, sektörel iletişime izin vermemekte ve ekonomik bir kısır döngü yaşanmasına yol açmaktadır. Hayvancılığa dayalı sanayi güvenli bir pazar garantisi sağlanabildiği ve istikrarlı bir fiyat uygulanabildiği ölçüde üretim sektörünün lokomotifi olabilecektir. Hayvancılık sektörüne işlevsel bir yapı kazandırılması, talebin üretim kesimine etkin bir şekilde ulaştırılması ile sağlanabilecektir. Hayvansal üretime dayalı sanayi işletmelerinin planlanmasında yer seçiminin doğru yapılmış, optimum kapasitede çalışacak hayvancılığa dayalı sanayi işletmelerine gereksinim vardır.

            *Üreticiler ürün fiyatının belirlenmesinde söz sahibi değildirler. Üretici tüketici zincirinde tüketici fiyatlarının yükselmesi, bu zincirde dağıtım payının büyük ölçüde aracıda kalmasına, üreticinin pazarı denetleyememesine, pazar şartlarına dayanamayan üreticilerin üretimlerini durdurmalarına yol açmaktadır. Örgütlenme, kırsal kesimde yaşayan halkın ekonomik ve sosyal refahının iyileştirilmesine ve sorunların çözülmesinde yardımcı olacaktır. Bu olumsuzlukları azaltmak için, süt ve et üreticilerinin kooperatif şeklinde örgütlenmelerini teşvik ederek, kendi ürünlerini pazarlayabilme olanakları desteklenmelidir.

*Verim azlığı, kalite düşüklüğü ve ürünlerin standartları olmadığından rekabet gücü düşüktür. Arz-talep dengesizliği nedeni ile üretimde dalgalanmalar olmaktadır. İşletmelerin küçük oluşu nedeni ile dış pazara dönük üretim yerine, iç tüketime dönük üretim yapılmaktadır. Tarım sektöründen elde edilen gelir, diğer sektörlerden elde edilen gelirden düşüktür.

*En önemli hayvansal ürün ettir. Üretilen eti alabilecek ve işleyebilecek kapasitede modern tesisler yoktur. Besi hayvanları il dışından gelen hayvan tüccarlarına, kurban bayramlarında büyük illerde ve il içerisinde satılarak değerlendirilmektedir. Bölgede üretilen etin işlenmesi için modern bir et ve ürünleri işleme tesisi kurulmalıdır.

3.1. Öneriler

            Yozgat ili Yerköy ilçesinde yapılan sığırcılık faaliyetlerinden daha fazla ürün elde edebilmek ve daha karlı bir üretim yapabilmek için aşağıdaki hususların dikkate alınması önerilebilir.

-Besicilik faaliyetlerinde daha çok kültür ırkları tercih edilmelidir. Eğer kültür ırkı temininde sorunlar ortaya çıkarsa bu durumda kültür ırkı melezleri ile çalışılabilir. Mevcut yerli ırklarımızın besi kabiliyetleri iyi olmadığından mecbur kalınmadıkça tercih edilmemelidir.

-Genç hayvanların daha hızlı canlı ağırlık kazanmaları nedeniyle beside özellikle genç hayvanlar tercih edilmelidir.

-Hayvanlara kaliteli kaba yem temin edilmelidir. Samanın besleme değerinin olmadığı konusunda yetiştiriciler bilinçlendirilmelidir.

-Kültür ırkları çevre şartlarına karşı daha duyarlı olduğundan özellikle barınaklarda hijyen ve barınak içi çevre şartlarında optimum değerlere uyulmasına özen gösterilmelidir.

-Besicilikte olduğu gibi süt sığıcılığında da kültür ırkı hayvanlarla yetiştiricilik yapmalıdır.

-Hayvanlara kaliteli kaba yem temin edilmeli, süt sığırcılığı yapan yetiştiricilere silajın beslemedeki önemi ve silaj yapımı hakkında gerekli bilgiler verilmelidir.

-Hayvan barınaklarında temizlik, hijyen ve havalandırma koşullarının iyi olmasına dikkat edilmelidir. Barınaklar özellikle süt sığırları için stres unsuru olarak kabul edilen yüksek sıcaklık ve yüksek nemden arındırılmış olmalıdır.

-Sağım sırasında meme sağlığı ve temizliğine dikkat edilmelidir. Ayrıca süt veriminde bir azalışa neden olan mastitis’e karşı hayvanlar düzenli olarak kontrolden geçirilmelidir.

-Pazarlama konusundaki problemlerin aşılabilmesi içinde Aytaç ve benzeri büyük yatırımcıların bölgeye çekilmesi sağlanarak üretilen ürünlerin kolay pazarlanabilmesi sağlanmalıdır.

 

4. Kaynaklar

Anonymous, 2002. Tarımsal Yapı ve Üretim. T.C. Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsü, Ankara

Anonymous, 2001. Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı, Hayvancılık Özel İhtisas Komisyonu Raporu. D.P.T 2547, ÖİK: 587, Ankara.