T.C. Yerköy Belediye Başkanlığı

  :::::: XIX. YÜZYIL SONLARI VE XX.YÜZYIL BAŞLARINDA YERKÖY’ÜN EKONOMİK

 

   Yrd. Doç. Dr.  İsmail CANSIZ

 Gaz Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi

 

 

YERKÖY VE ÇEVRESİNDE EKONOMİK HAYAT

1- Zirâat

            Kâmûsu'l-Âlâm'da Yozgat'la ilgili olarak; "Arazisi dağ ve yaylalarla, ovalardan mürekkep olup, toprağı pek münbit ise de, iskelelerden uzak olması sebebiyle, arazisinin ancak üçte biri ekilip buğday, arpa, mısır, çavdar, nohud, mercimek, burçak, darı, pirinç, v.s. hububâtla; afyon, çiriş, meyve ve sebzelerin çeşitleri elde edilir. Bağları dahi çok olup, yıllık bir milyon kıyyeden fazla üzüm çıkar" denmektedir.

            Vital Cuinet Yozgat'ta, 1860 yılına ait bazı zirai ürünlerin ortalama üretim miktarlarını şu şekilde sıralamaktadır

 

 

 

Buğday

2.344.680 kile

Arpa

963.410  kile

Çavdar

3.350  kile

Mısır

3.010 kile

Yulaf

65.150 kile

Fiğ

9.385 kile

Darı

7.020 kile

Susam

3.540 kile

Fasulye

6.900 kile

Bakla

437 kile

Nohut

7.150 kile

Haspir

770 kile

Mercimek

5.130 kile

Ot

13.620 kile

Afyon

-

Kifre

95.700 kile

Anason

-

Sâlep

17.410 kile

Üzüm

1.200.441 kile[2]

 

            Kâmûsu'l Âlâm'da belirtilen "Bir milyon kıyyeden fazla üzüm" ile Cuinet'de verilen üzüm rakamları birbirini doğrulamaktadır. Bu vaziyet, aradan 30 seneden fazla bir zaman geçmesine rağmen (1860-1898) üretimde ciddî bir artışın cereyan etmediğini ortaya koymaktadır.

            Bu husus zirâat usulünde büyük bir değişikliğin olmaması ve tekniğin henüz tarıma girmemesi ile ilgili olmalıdır. Zirâ, öküz koşularak, karasabanla yapılan çiftçilikte, göze batan bir artışın görülmemesi tabiîdir.

İncelediğimiz vesikalarda, buğday ve arpa üretiminin yanısıra pirinç, şehriye, beyaz bakla, nohud, zeğrek, mercimek, burçak gibi hububat ile, kayısı, nar, ceviz, üvez, kızılcak, elma, ayva, iğde, çilek, armut, erik, üzüm gibi meyvelerin yetiştirildiği görülmektedir.

İncelediğimiz vesikalarda, buğday ve arpa üretiminin yanısıra pirinç, şehriye, beyaz bakla, nohud, zeğrek, mercimek, burçak gibi hububat ile, kayısı, nar, ceviz, üvez, kızılcak, elma, ayva, iğde, çilek, armut, erik, üzüm gibi meyvelerin yetiştirildiği görülmektedir. Kaysılar, "harcî kayısı" ve "kuşalı kayısısı" gibi isimlerle anılmaktadır. Sebzelerin kavun, karpuz, soğan, patates gibi temel ihtiyaç maddelerinin yanında, patlıcan ve bamya cinsi sebzelerin de üretildiği tesbit edilmiş bulunmaktadır. Öte yandan "zile bamyası, Amasya patlıcanı gibi adlandırmalara da tesadüf edilmektedir.[3] Bugün, mahallî ağızda pek rastlanmayan bu isimler, zikredilen sebzelerin Amasya veya Zile'den geliyor olmasıyla ilgili olmalıdır.

            Diğer taraftan, hurma, harnùb (keçiboynuzu) fındık, fıstık gibi ürünlerin ise, başka şehirlerden Yozgat'a getirildiği anlaşılmaktadır.

            Hububatın ölçümünde çerik[4] atik çerik, belediye çeriği, çinik (şinik)[5] mud, kile[6] gibi ölçü âletleri kullanılmaktaydı. Yozgat'ta "çinik", diğerlerinden daha yaygındı.

            1881-1889 yılları arasında hububat fiyatlarının en alt ve en üst fiyatları şöyle idi

 

Hububatın cinsi

 En düşük fiyatı

En yüksek fiyatı

1Çinik(şinik)buğday

3 guruş

7 guruş

1 Çinik arpa

3 guruş

4.5 guruş.

1 Kıyye pirinç

2 guruş

7 guruş

1 Çerik nohud

-

3 guruş

1 Çerik mercimek

-

2 guruş[7]

 

         1913 yılında bir çinik buğdayın 3-4 guruş arasında olması[8] buğday fiyatlarında gözle görünür bir değişikliğin meydana gelmediğini ortaya koymaktadır. Osmanlı Devleti'nin savaş dönemlerine girdiği bu zamanda fiyatın artmamış olması, oldukça dikkat çekicidir.

 

 

 

 

 

1881-1889 yılları arasında;

Meyve-sebzenin cinsi

En düşük fiyatı

En yüksek fiyatı

1 batman[9] elma

-

7 guruş.

1 batman ayva

4 guruş

       5 guruş.

1 batman çilek

-

16 guruş

1 batman kızılcık

-

      3 guruş[10]

1 batman soğan

      9 guruş

10 guruş

1 batman kıska soğan

-

    10 guruş [11]

1 kıyye bamya

-

10 guruş[12]

idi.

            Bozok Sancağı'nda elde edilen tahıl ürünlerinin yarıya yakını, Samsun üzerinden ihraç edilirdi. Tarım ürünlerinin geriye kalanı ise, İstanbul'a gönderilirdi. Afyon ve meşe palamudu, sadece dışarıya satmak için üretilir, iç tüketime sunulmazdı.[13]

            2- İmâlat

            İncelediğimiz vesikalarda, Yozgat'ta bulunan el tezgahları ve atölyeler hakkında geniş bilgilere tesadüf edilememiştir. Ancak, terzi, semerci, neccar, mesci, kunduracı, köşker, kürkçü, kuyumcu, keçeci, kandilci, kalpakcı, hızarcı hasırcı, hallaç, ekmekci, elekçi, debbağ, demirci, düvenci, çilingir, çörekçi, bardakçı, boyacı, bıçakcı, pastacı, bakırcı, gibi esnaf isimlerine bakarak, hemen her yerleşim biriminde olduğu üzere Yozgat'ta da, temel ihtiyaçlara yönelik üretim ve iş kollarının kurulduğu gözlenmektedir. İçe dönük üretimin temelini meydana getiren bu iş kollarının, Yozgat iktisadî hayatında önemli bir yere sahip olduğu muhakkaktır.

            Temel ihtiyaçlara yönelik bir başka üretim kaynağı ise, değirmenlerdir. Yozgat yöresinde su gücü ile çalıştırılan değirmenlere sık rastlanmaktadır. Bulgur ve yarma imâli yaygın olarak el değirmenleri, seten ve sokularda yapılmaktadır.

            Yozgat halkının günlük, mevsimlik hatta yıllık gıda maddelerini, kendi evinde ürettiği görülmektedir. Tereyağ, peynir, tulum peyniri, bal, kuru et, çemen, sucuk, pastırma, erişte, tarhana, pekmez, çalma, köftür gibi temel gıdalar, evlerde elde edilen yiyeceklerin başında gelmektedir.[14]

            Vesikalarda ismine tesadüf edilen bir kısım ürünün, başka merkezlerden Yozgat'a geldiği anlaşılmaktadır. Yozgat'a mal gönderen şehirlerin başında İstanbul, İzmit ve Samsun gelmektedir.[15]